yasir durmaz
hülyalardan buraya sürülmüş bir atlıyım
hep ardını görürüm ne demdir kapıların
arzumdur tokmakları halecanla çalayım
açması ülküsüyle hayalet bir rüzgarın
yeldolu adlı atım ninnisiz saçlarıyla
sayıklamakta imiş yılkı yoldaşlarını
tek bana söylemişti sezdiğim kadarıyla
onlara varan yolu süzerek kaşlarını
devranı sürsün diye beni sürgünleyenler
bir ümmiyim ki sizi sanmayın çeleceğim
salın belki iki ay belki bir mevsim sürer
atımı kavuşturup geriye geleceğim
