,

Sanat Tüccarları

Semina İdil Baltepe

Talep ile nitelik her zaman doğru orantılı mıdır? Günümüz şartlarında en çok izlenen müzik klibi ya da en çok okunan kitap sanatsal değeri en yüksek olan mıdır? Bu sorularla birlikte “popüler kültür” kavramı çıkıyor karşımıza. Teknolojinin gelişimi ve hızlı endüstrileşme ile sanatsal nitelik daha geri planda tutulurken kâr amacı gütme hevesi ön plana alınmıştır. Ve bunun sonucunda tüketim çılgınlığının diğerlerine oranla daha masum görünenleri olarak ortaya çıkanlar: sanat tüccarları.

Popüler kültür; sanatı metalaştırarak bu tüketim zincirini oluşturan halkaları sürekli bir diğeriyle değiştiriyor ve hâliyle “kalıcılık” ortadan kalkmış oluyor. Niteliğin “Top 10” listesine girip girmemesi ile ölçüldüğü bir sanat piyasası… Burada talep edilenin her daim kâr amacı elde etme maksadına hizmet ettiğini söylemek istemiyorum, elbette nitelikli sanat verimlerinden de hak ettiği değeri alanlar tamamıyla yok değil ama güncel “Top 10” listelerinin kült olanla kıyaslanamayacak kadar geçici olduğu ortadadır.

Bununla birlikte popüler kültürün yaratmış olduğu bir “yozlaşma”dan da söz edilebilir. Çünkü sürekli kendini tekrar eden bir üretim söz konusudur ve bu tekrarın kendini en çok gösterdiği yer de şüphesiz müzik sektörüdür. Bir edebiyat veriminin, şiirin, romanın yahut bir sinema filminin, tiyatro eserinin hitap ettiği kitle; müziğe göre daha azınlıktadır. Bunda süre faktörü de etkendir. Şarkı dinleme süresi, kitap okuma süresine oranla hem daha kısadır hem de özel ilgi istemez yani herhangi bir şeyle uğraşırken de o şarkıyı dinleme şansınız vardır. Fakat kitap okuyacaksanız ya da film izleyecekseniz bunlar için özel zaman ayırmanız gerekecektir ve hâliyle okurunun, seyircisinin odağı üzerindeyken kitap ya da film, sanat sektöründe kendine iyi bir yer edinmek istiyorsa tekrara çok düşmeden yeni bir şey sunmalıdır. Müzik sektöründe ise aynı şarkı sözlerinin farklı varyasyonları ile binlerce şarkı yapabilmeniz mümkündür ve bu şarkı sözlerinin barındırması gereken manayı zamanla maddeleştirmektedir.

“Barok müzik, armoninin açık seçik olmadığı modülasyonlar ve uyumsuzlukla dolu entonasyonları güç ve hareketi zor olan müziktir.”

demiş Jean Jacques Rousseau.

Günümüzde ise herhangi bir mağazada çalan ya da sosyal medyada da karşımıza çıkan müzikler, daha kompleks ve arkasında bir matematik olan bu müzik türünden uzaktır. Asıl amaç; akılda kalıcı olması ve bu sayede kâr elde etme sürecine hizmet etmesidir. İşte burada karşımıza çıkan kavram da Max Horkheimer ve Theodor W. Adorno tarafından ortaya atılmış olan “kültür endüstrisi”dir.

Kültür endüstrisi; bahsettiğim tüketim zincirinin devamlılığına hizmet eden sanatsal biçimler yaratır. İnsanların ne dinleyeceklerine, ne giyeceklerine, ne izleyeceklerine karar veren bir piyasa hakimiyeti mevcuttur. Sanat ve insan; bu endüstri içerisinde kendisi fark etmese bile, çünkü bu süreç alıştırarak ve benimseterek yavaş yavaş ilerler, esir hâle gelmiştir. Bu durumda insanlar piyasaya yön veren değil, piyasa insanları şekillendiren bir pozisyondadır. Nitelik, popülaritenin gerisinde kalmış ve sanat da kültür pazarının en etkili silahı olmuştur.

Daha üretim aşamasında bile sanatçı, müzisyen bu metalaşmış sisteme çarpıp tökezler. “Ben bu şarkıyı neden yapıyorum? Ne için yapma ihtiyacı duyuyorum?” soruları yerini “Kitle tarafından benimsenen bir şarkı yapmalıyım ki sektörde bir yer edinebileyim.” cümlesine bırakır. Hâliyle bu da nitelikli eserlerin üretilmesindeki en büyük engeldir. Birbirine benzeyen ve içi boş üretim yığınının arasında elbette niteliği fark edilenler de vardır ama bu mevcut pazarın yanında yalnızca küçük bir kısmı oluşturmaktadır.

Bu noktada sanatçılara ve bilhassa müzisyenlere önerim şu olabilir: Popüler kültürün alelade bir tüccarı hâline gelmek gibi bir niyetiniz yoksa kendi tarzınızdan ve nitelikli sanat üretimi yapmaktan vazgeçmeyin. Çünkü ne olursa olsun popüler kültür ile tanınmanın etkisinin dönemsel niteliği ile tanınmanın etkisinin ise kalıcı olduğuna inanıyorum.

“Resimlerimin satmadığı gerçeğini değiştiremem. Ancak gün gelecek ve insanlar, resimlerimin, yapımında kullanılan boyalardan daha kıymetli olduğunu anlayacaklar.”

vİNCENT vAN GOGH

Yorum bırakın