Her gün Instagram keşfetimizde, sigma erkek editlerinde karşılaştığımız ve editlerini izlediğimiz Patrick Bateman karakterinin başrolü olduğu American Psycho hakkında bir yazı da ben yazmak istedim.
American Psycho, 2000 yılında yönetmen ve aynı zamanda bu filmde senarist olan Mary Harron’ı da kadrosunda barındırıyor. Burayı neden mi söyledik? Mary Harron, bir erkek değil. Kendisini feminist olarak tanımlıyor ve filmlerini yapmasında ona bu ideolojinin/olgunun da yardım ettiğinden bahsediyor. Bunların yanı sıra kendisi röportajlarında kadınlara verilen çok az bir bütçeyle daha iyi yerlere gelebileceklerini, iyi filmler yaptığını da söylüyor.
American Psycho, günümüzde erkekler için ulaşılması gereken ideal erkek, sigma gibi dursa da bu durum böyle değil. Ben Patrick Bateman karakterini bu şekilde görebilen birisinin ya filmi izlemediğine inanıyorum ya da izlese bile anlayamıyor.
Son dönemlerde sosyal medyada artan kadına şiddetin, hakaretin ve cinsel tacizin de bu tarz editler, rol modeller sayesinde arttığına inanıyorum. 12 – 30 yaş arasındaki antisosyal kişilik bozukluklarına sahip, topluma uyum sağlayamayan erkeklerin sığınabilecekleri tek yer de buralar oluyor. Tedavi olmaktan kaçan, belki de hasta olduklarını kabul etmeyen birçok kişi olayları normalleştirmeye ve kendilerini kurban durumuna sokmaya başlıyorlar. Patrick Bateman da bu şekilde.
Patrick bir gün içerisinde rutinleri bulunan, iyi bir üniversiteden mezun olmuş, iyi bir işi olan bir adam. Sabah erkence kalkıyor ve bakım rutini ile günü başlatıyor. Bu kısım çok ilgi çekici. Zira Patrick’i örnek alan birçok erkek kişisel bakımın ancak kadınların ve feminen erkeklerin yapabileceği komik ve gereksiz olarak bulduklarını söyleyebiliriz. Yüzlerini yıkamak ve dişlerini fırçalamaktan aciz insanlara inat Patrick’in kullandığı ürünler dudak uçuklatıyor. Hatta size Patrick’in bir rutinde yüzüne sürdüklerini sıralayacak olursak;
1) Sabahları gözleri şişmişse buz bandını takıyor. (Bu sırada sabah egzersizini de yapıyor.)
2) Egzersiz sonrası duş alırken gözenek temizleyici losyon sürüyor.
3) Duşta kullanılan bir temizleme jelini deniyor.
4) Bal ve badem karışımlı bir vücut losyonu kullanıyor.
5) Duş sonrası yüzündeki ölü derileri temizlemeye yarayan jel sürüyor.
6) Naneli maske uyguluyor.
7) Nemlendirici krem sürüyor.
8) Yaşlanmayı geciktiren gözaltı kremi uyguluyor.
9) Yüz koruyucu kremle işi bitiriyor.
Kullandığı ürünlerde az alkol ya da hiç alkol olmasını tercih ediyor. Buradan Patrick’in ne denli bakım ürünlerinde uzman olduğunu anlıyoruz. Zira alkol gerçekten de zarar verici olduğu için en basitinden ağız çalkalama sularında bile günümüzde alkolsüz ya da az alkollü ürünlere geçiliyor/üretiliyor.
Patrick’in evi fazlasıyla modern ve güzel. Hoş koltuk takımları, duvarda ilgi çekici bir tablo, bir teleskop ve orta sehpasından oluşan oturma odası ne bir bekar evini anımsatıyor ne de şaşaalı gözüküyor. Aynı zamanda Patrick bir hayli düzenli bir adam. Hatta obsesif de diyebiliriz. Bunu nereden mi anlıyoruz? Filmin başından sonuna kadar herkesi düzensiz olmakla suçluyor ve sert bir dille yaptıkları şeyleri düzeltmelerini, eşyaları yerlerine bırakmaları gerektiğinden bahsediyor. Evinin birçok odasında temiz eşyalar, hoş tablolar ve siyah-beyaz renklerinin asilliği dikkat çekici.
Düzenli beslenen Patrick sabah sporunu da ihmal etmiyor.
Buraya kadar kendisini rol model alan erkeklerle karşılaştıracak olursak şayet Patrick’in aksine birçok erkek ev eşyalarının gereksiz olduğunu iddia ediyor. Hatta internette çok fazla gönderi hazırlanan “1+1 ev” hayalleri var. Birçoğu sabah simit ve çay yemenin bile fazla olduğuna inanıyor yemek hazırlamanın ise sadece kadının işi olduğuna inanıyorlar.
Patrick buraya kadar normal davranışlar sergilese de sigma erkek hayranı erkeklerin birçoğunun hayran kaldıkları nokta belli.
Patrick’in kadınlara olan davranışları. Patrick çevresinde sadece sarışın kadınlar istiyor. Boş vakitlerinde porno çekiyor ve videolarında şöyle bir detay var. Kendisi grup seks seviyor. Grup seks yaparken karşısındaki iki kadının lezbiyen bir ilişki içerisinde bulunması hoşuna gidiyor ve onları izliyor. Bunların dışında çektiği videolarda hem bir oyuncu hem de yönetmen. Hazırladığı kurgulara uygun davranılmasını istiyor. Kadınları bunu yaparken cinsel şiddet uyguluyor ve yaralıyor. Zira yoldan aldığı bir seks işçisine ilk seferinde uyguladığı şiddet doğrultusunda az daha başı belaya girecek olsa da onu ikinci sefere de ikna ediyor ve kaçınılmaz son olarak da öldürüyor.
Manipülatif birisi olan Patrick kadınları öldürürken zevk alıyor ve onlarla cinsel ilişkide bulunurken zevk almaktan çok kendisini aynada izlemeyi seviyor. Onlara uyguladığı güç ve acizlikleri hoşuna gidiyor. Tam bu noktada seks için kadının ezik ve aşağılanılası, erkeğin ise güç ve ululuk abidesi olduğuna inanıyor. Patrick kadınlar için bunları düşünürken erkekler için ise düşündüğü tek şey var. Kendilerine rakip olup olmamaları. En çok ölümüne üzüldüğü şahıs olan Paul Allen’ı öldürme sebebi belli. Ondan daha iyi bir kartvizit yaptırmasını kıskanıyor ve bu yüzden zarar veriyor. Aynı zamanda Patrick şaşırtıcı derecede kendisinden daha aciz hiçbir canlıyı sevmiyor. Sokakta evsiz olan bir adama neden aşağı bir varlık olduğunu, nasıl bu hale geldiğini soruyor. Onun ezikliği ve hayata tutunamayışı hoşuna gitmiyor ve öldürüyor. Patrick’in hayattaki en büyük korkusu bu aslında. Ezik olmak ve hayatta tutunamamak. Onun hayatta kalması için yapması gereken rutinler ve kimsenin onu ezmemesi var. Bunu sağlamak için de yapabileceği şey başkalarını ezebilmek.
Patrick tüm bunların dışında bir adamla seksüel anlamda yaklaşıyor. Bunu pek detaylı göstermese de yönetmen yaşadığı duygusal boşluktan zor çıkıyor. Biz de anlıyoruz ki gizli LGBTİ+ ilişkiler sürdürmeye çalışan homofobik erkeklere bir gönderme yapılıyor.
Patrick’in öfke problemleri de söz konusu. Kendisi normal bir kediyi sevse de öfke anında onu öldürmeyi bile göze alabiliyor. Hatta kimi zaman çok sadık kaldığı o rutinlerin dışına çıkıyor ve birden tüm herkesi öldürmeye başlayabiliyor.
Ve geldik en önemli kısma.
Masum kadın nasıl olur? Sekreteri olan sarışın Jean kendi halinde bir kadın. Her ne kadar Patrick onu azarlasa da aşağılasa da asla ondan vazgeçemiyor. Gel dediğinde gelen git dediğinde giden bir kedi misali ayaklarının dibinde dolanan Jean’i öldürmek için eve götüren Patrick onunla konuşmaya başlıyor. Her sorduğu soruda onun daha da tatlı bir insan olduğunu fark eden ve saf birisiyle konuşmaktan ilk defa rahatsız olan Patrick ona evden gitmesini söylüyor. Aksi halde onu öldürmekten, zarar vermekten korkuyor.
Tüm bunları peş peşe sıralayınca anlıyoruz ki Patrick aşağılanmaktan korkan ama bunu maddiyatla gizlemeye çalışan bir adam. Rol model alınan kişi aslında sanılanın aksine bir sigma değil.
Örnek ve rol model alma meselesi de buradan geliyor neticede. Ben kendisini sigma erkek olarak tanımlayan bir erkek olsaydım kesinlikle bu karakteri rol model olarak görmezdim. Tüm işleri sonunda batıran birisi. Tüm bunların dışında birçok kadın nefreti duyan erkeklerin de ilgiyle takip ettiği birisi. Oysa nefret duyduğunuz bir cinsin yönetmen ve senarist olduğu ve sizleri eleştirdiği bir filmi örnek almak ahmaklıktan da ileri gitmiyor maalesef ki.
Filmin tekrardan gündem olması ve tekrar izlenmelerinin arttığı bir zaman diliminde biz de böyle bir bakış açısıyla ele almak istedik. Bir daha izlemek isteyenler ya da izleme listesinde bulunanlar için uyarı; sanılanın aksine bir korku – gerilim filmi değil. Hoş eleştirileriyle umarım eğlenir ve üstüne düşündürür. Şimdiden iyi seyirler!
